8 Şubat 2012
 |    Facebook    Twitter  | 
ShowTv Net
Yazarlar
NEW YORK'TAN BAKIŞ / Hıdır Geviş
 

Herkes için hedonizm

Hiç sormayın sevgili okurlar, nazarlara geldim, durup dururken öyle bir hastalandım ki az kalsın ölüyordum valla. Yiyecek alerjisi olmuşum; elim ayağım yüzüm gözüm şişti, kendimi aynada tanıyamaz oldum. Hastalıkla savaşırken de yazımı yazamadım. Neyse sızlanmayı bırakayım ve Türkiye ziyaretim sırasında biraraya geldiğim Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı’mız Selma Aliye Kavaf’ın makam odasına geçeyim… Hoşbeşin ardından bakanımız “Ne içersiniz?” diye sordu, seçenekler, gazoz, ayran, çay ve sıkma portakal suyuydu. Tabii ki sıkma portakal suyunu tercih ettim, asitli içeceklere hayır.

Bakanımızla abla kardeş gibi güzel güzel sohbet ettik, ne o gergindi ne ben gergindim. Çünkü ben oraya gazeteci olarak değil yardıma ihtiyaç duyan çocuklar için bir şeyler yapmaya çalışan bir vatandaş olarak gitmiştim, o nedenle Aliye hanıma tuzak sorular sormak, onu sıkıştırmak, boş bulundurup ağzından skandala yolacak bir laf almak gibi gayelerim yoktu. Hem söyleyeceklerini kaydedecek teybim de yoktu.  Zaten Aliye hanım medyayla ilişkisi konusunda azıcık dertli: “İnsansınız, hata yapabiliyorsunuz, bir bakıyorsunuz bir şeyler aleyhinize öyle bir dönmüş ki…” diyor.
Selma Hanım’la uzun sohbetimiz boyunca, O’nun yardıma muhtaç kadınlar, yaşlılar ve çocukların mutluluğu ve rahatı  için nasıl ciddi bir emek verdiğini anlama fırsatı buldum. Ekibiyle birlikte hazırladıkları ve uygulamaya soktukları güzel projeleri umarım bir gün yerinde görme fırsatım olur.

 İşte portakal suyu geldiii. Önce bir yudum içtim, o ekşi ve tatlı sarışın sıvı yemek borusundan miğdeme inerken içime bir serinlik yaydı, miğdem ve bütün metabolizmam çok sevinçliydi. Çok geçmeyecek , C vitamini vücudumun her yanına yayılacak, beni iyice canlandıracaktı… Derin bir nefes aldım, vücudum hafiflemiş gibiydi, bardağı sehpaya koymadan bir yudum daha aldım, bu yudumu ağzımda azıcık beklettim, Tanrım ne hoş bir lezzet, dilimi  portakal suyunun içinde biraz sağa sola çırparak ekşitmek inanılmaz bir haz veriyordu. Ardından tatlı bir karıncalanmaya uğrayan dilimin yardımıyla portakal suyunu yutar gibi yaptım ama bademciklerimin berisinde bir süre tuttum;  yanaklarımdan çeneme ve oradan boyun köküme doğru okşayıcı ve kesintisiz bir dalga inmeye başlamıştı, gözlerimi kıstım, yüzümü tavana yönelttim, o keyifle kendimden geçmiş ve  makam odasının penceresinden uçup gitmişim.

 Gözlerimi açtığımda New York’un göbeğindeki Central Park’daydım. Yalnız uyarayım, bu bir rüya değil gerçek. Karşımda Naciye vardı ve birlikte piknik yapıyor, Naciye’nin hazırladığı yemekleri yiyorduk.  Naciye çok organize; ağzınızı sildikten sonra battaniye yapıp üzerinize örtebileceginiz kadar kalın ve büyük olan kağıt peçeteler, menamin piknik tabakları, plastik değil gerçek çatal bıçaklar, her türlü malzememiz tamam… Hava hafif esiyor, parkın ortasında gökyüzü manzaralı, ağaçsız ve geniş çimenlik alanın doğu yönündeyiz. Ben çimenlere yüzükoyun uzanmış halde çatalı salataya batırdım, zeytinyağıyla ıslanmış sebzelerin çıtırtısını duyuyordum. Lokmayı ağzıma götürür götürmez içime serin bir yagmur yağdı sanki, gözlerimi kapamalı ve aldığım bu eşsiz hazza iyice konsantre olmalıyım. Salatalık, kayısı kurusu, hafif haşlanmış brokoli ve domatesten oluşan karışımı ağzımda dolaştırıyor, hafif çiğniyor, birazcik suyunu emiyor, sonra kalanı  üst damağıma yapıştırıp bekliyor, ardından sağ ve sol yanağım arasında karşılıklı paslaştırıyor ve sonra usul usul çiğneyip yutuyordum. Tanrım ne büyük bir zevk.  Umarım “seni hedonist seni” diyerek bana kızmıyorsunuzdur. Altı üstü bir salata yediğim. Biliyor musunuz, insanlar hedonizmi (hazcılık) genellikle pahalı tüketimle ilişkilendiriyorlar. Bu nedenle hedonizmin  üst sınıfa ait bir duygu olduğunu düşünuyorlar, oysa yok öyle bir şey. Hedonizm herkes icin; çamasır yıkarken hararet basan ve peştemalleriyle Ordunun derelerine kendini atan köylü kadınlarla , kendini Hiton’un havuzuna atan sosyetik kadınların aldığı zevkin derecesi  arasında bir fark yok. Zaten bu üst sınıfa ait görülme hedonizmi biraz negatif bir kavram haline getirmiş, çünkü bir tarafta Afrika’da açlıktan ölenler diğer tarafta zevk peşinde koşturan New Yorklular kıyaslaması yapılır mesela. Bu nedenle lokanta lokanta gezerek farklı lezzetler tatmaya çalışan ya da fırsat bulduğunda yeni biriyle yatmaya çalışan ve onlarla seksüel fantaziler deneyen çoğu New Yorklu içlerinin bir köşesinde kendilerini günahkar ve suçlu gibi hissederler, sanki Vezüv yanardağının gazabına uğrayan antik Pompei’nin zevk sefa içindeki asillerinin başına gelen onların da başına gelecektir…  Değil, her şeyde olduğu gibi hedonizmde de önemli olan dengeyi tutturmak, ayarı kaçınca her şey tatsızlaşıyor.

 
  E-Mail :
 
İstanbul
7
Yağmurlu
Ankara
2
Kar Yağışlı
İzmir
11
Kuvvetli Sağanak Yağışlı

 
4 ŞUBAT 2012
tarihli çekiliş sonucu
15
25
32
37
42
46
1 ŞUBAT 2012
tarihli çekiliş sonucu
03
13
26
30
34
+
08
2 ŞUBAT 2012
tarihli çekiliş sonucu
09
17
18
24
31
53
6 ŞUBAT 2012
tarihli çekiliş sonucu
05
19
21
26
27
30
33
38
43
44
48
54
56
57
59
62
63
65
66
68
69
78
Copyright ©1994-2011 EKSEN
 
vidivodo.com | ceptown.com | acunmedya.com | yayinonline.com | showplus.com.tr | kontrahaber.com
kontratv.com | kontranews.com | agubugu.com | maco.tv | hoptek.tv | ejdera.com